Atatürk Diyor ki

atatürk





www.bimer.gov.tr







Reklam



www.megaelektrikshop.net


www.elektrikteknisyenleri.org

Reklam

Korsan elektrikçi, korsan taksiciden daha tehlikeliYazdır

Korsan elektrikçi, korsan taksiciden daha tehlikeliOsman Yeşilyurt meslek standartlarını yükselterek, sektörde çalışan ve bu işe bilgisini emeğini veren tüm meslektaşlarının haklarını savunuyor. Mesleki eğitimin önemini bu meslek grubuna benimsetmiş ve mesleğin prestijini arttırmış. İçinde bulunduğu mesleğin sorunları ile mücadelesinde de yol alabilmek için eğitimin en önemli unsur olduğunu belirtiyor.

OSMAN YEŞİLYURT Elektrik ve Elektronikçiler Esnaf ve Sanatkârlar Federasyon Başkanı

-Uzun süre oda başkanlığı yaptınız sonra federasyon yönetiminde de bulundunuz ve sonra da seçimle aday oldunuz. Bu süreci anlatır mısınız?

Uzun süre Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde elektrik ile ilgili çalıştım. Oradaki teknolojiyi ve çalışma sistemini yakından gözlemleme şansım oldu. Daha sonra Türkiye’ye döndüm ve burada kendime ait elektrik dükkânı açtım. Avrupa’da çalıştığım yıllarda burada iki önemli prensip edindim. Biri teknolojik gelişmeleri takip etmek, ikincisi ise bunları uygulayabilecek eğitime, bilgiye sahip olmak. Bu duygularla geldiğim ve esnaf olarak çalışmaya başladığım ülkemde, hayal kırıklığına uğradım. Türkiye’de esnafın üye olduğu birçok Oda üyelerinin teknolojik gelişmelerden faydalanması ve üyelerin günümüz standartlarına ayak uydurması için hiçbir çalışma yapmıyordu, bunu gördüm.

Hızla ilerleyen teknoloji karşısında bizim esnafımızın da kendisini geliştirmesi, gelişen teknoloji karşısında kendini yenilemesi gerekiyordu. Bununla ilgili 2001 yılından beri zorunluluk olan temel topraklama konusunda biz bir eğitim seferberliği başlattık. Gerekçemiz ise Türkiye’de çıkan yangınların yüzde 30’unun elektrik kontağı ile gerekçelendirilmesi. Hâlbuki elektrikten yangın çıkması, elektriğin insanı çarpması doğru yapıldığında mümkün değil. Bu nedenle 2002 yılında üyesi olduğum İstanbul Elektrik Teknisyenleri Esnaf ve sanatkârlar Odası’na başkanlık adaylığımı açıkladım. Amacım okul döneminde gördüğü eğitim ile çalışmaya devam eden Oda üyelerine gerekli teorik bilgiyi ve teknolojik eğitimi sağlayıp, Oda üyelerinin ufkunu açarak onlara ön ayak olmak. İstanbul Odasına aday olmam bu düşüncelerle gerçekleşti. Dört dönemdir İstanbul Oda başkanlığı görevini yürütüyorum. Federasyon başkanlığım ise çalışmalarımızı ve düşüncelerimizi takdir eden oda başkanlarının ısrarları üzerine oldu. Uzun süre yönetiminde görev aldığım Federasyon başkanlığına 2014 yılında aday oldum ve başkan olarak seçildim. Geldiğimiz noktada Federasyon ve Oda olarak elektrik tesisatçılığını elektrik teknisyenliğini saygın bir yere getirmek için mücadele veriyoruz.

En öncelikli sorun olarak eğitimi görüyorum. Federasyon ve İstanbul Oda başkanlığı görevine geldikten sonra ben ve yönetimdeki arkadaşlarım eğitim konusunda adeta seferberlik başlattık. Elektrik teknisyenlerinin kendilerini geliştirmesi için adım attık. Bizim mesleğimiz tehlikeli sınıfa giren meslek dallarından olduğu için eğitim öneminin hep farkında olduk. Bunun için meslek mensupları olarak arkadaşlarımızın geliştirmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle hem eğitimlerimize, hem teknolojiyi öğrenmeye, önem verdik. Ayrıca fuarları sıkı bir şekilde takibe başladık ve üyelerimizin fuarlara gelmesi için fuar düzenleyici firmalarla sıcak ilişkiler kurduk. Üyelerimizi diğer illerden, odalardan fuarlara getirdik. Bu çalışmalarımızı yaparken diğer odalara da buradaki bilgi becerimizi aktardık. Erzurum’da, Samsun’da, Diyarbakır’dan tut Eskişehir’e kadar her ilde kendi imkânları ile odalarımız eğitim veriyor, onlara federasyon ve İstanbul odası olarak destek vermekteyiz. Federasyon olarak Almanya’dan tanıdığımız profesörleri getirip, Alman ve AB normlarını Türkiye’de uygulamaya başladık. Eğitim konusunda güzel bir noktaya geldiğimizi düşünüyorum.

-Elektrikçi esnafının en çok şikâyet ettiği sorunlar neler?


Elektrikçi esnafının sorunu bitmez fakat önem sıralamasına göre ikinci sorun olarak da piyasadaki korsan elektrikçiler olarak görüyorum. Elektrikçi esnafının geniş bir çalışma alanı olduğu için belediye ile ayrı, dağıtım şirketleriyle ayrı, müteahhit ve mühendisle ayrı, vatandaşla ayrı sorunları oluyor. Bütün bu sorunların çözümü için gerekli çalışmaları Oda ve federasyon olarak yapıyoruz. Fakat yıllardır önüne geçemediğimiz bir konu var ki bütün elektrikçi esnafı bu konudan mustarip. Bu sorun kayıt dışı çalışan, korsan dediğimiz elektrikçiler. Ülkemizde Korsan taksicinin bir cezası var ama korsan elektrikçinin cezası yok. Hâlbuki korsan elektrikçi, korsan taksiciden daha tehlikeli. Kayıt dışı elektrikçinin yaptığı tesisattan yangın çıkabilir, çocuğunuza elektrik çarpabilir, bir aile bu sebeple zarar görebilir. Böyle bir durum yaşadığınızda kimi sorumlu tutacaksınız, karşınızda bir muhatap yok. Eline tornavida, penseyi alan ben elektrikçiyim diye ortalıkta geziniyor.. Hiçbir denetimden geçmeden kayıt dışı olarak gidip büyük müteahhitlerle de anlaşıp çalışabiliyor. Biz yıllardır bu tehlikeden bahsediyoruz. Bakkaldan alışveriş yapar gibi bana on kilovat elektrik ver evde kullanacağım deme şansınız var mı? Yok! Elektrik tesisatını bir tesisatçının yapması lazım fakat odaya kayıtlı bir denetimden geçmiş bir tesisatçının yapması lazım. Diğer türlüsü çok tehlikeli. Elektrik dediğim şey ne elle tutuluyor, ne gözle görülüyor. Gördüğünüz bir ampul var, başka bir şey yok.. Bugün Avrupa ülkelerine bakın elektrik kontağı yangın oranlarına bir de bize bakın! Arada büyük uçurumlar var, niçin? Çünkü elektrik tesisatları bilinçli ve gerçek tesisatçılar tarafından yapılmış. Ama gelin görün ki bu kadar tehlike arz eden bir konuda Federasyon ve Oda olarak korsan elektrikçilere hiçbir yaptırımımız yok. Sadece bu elektrikçileri odamıza kayıt yaptırmaya çalışıyoruz. Bu durumun yasal ve hukuksal bir takım zorunluluklarla engellenmesi lazım. Biz bunu talep ediyoruz.

Biz elektrikçiler üçüncü büyük sorunu dağıtım şirketleriyle yaşıyoruz. Evrakların işleme alınması ve sonuçlanması oldukça uzun sürüyor. Dağıtım şirketleri özelleşince işlerin daha sistemli ilerleyeceğini düşündük fakat şu durumda onu pek göremiyoruz. Buradaki mağduriyetinizi müteahhide anlatamıyoruz. İnşaat sektöründeki hızlı büyümeyle birlikte artık kışın da inşaat yapılıyor. Boru döşenmeden, beton atılmıyor. Benim esnafım kışın o soğuklarda, yazın da yüksek sıcaklarda yanındaki çırağıyla çalışıp, heba oluyor. Fakat hakkı olan ödemeyi almaya geldiğinde yıllarca bekletiliyor. Su tesisatı yaparsınız bitirir paranızı alırsınız, inşaatta fayansı yapıyorsanız aynı şekilde kaba inşaatı yapar, bitirir, parasını alırsınız. Fakat elektrikçiyseniz alamıyorsunuz.

Dolayısıyla elektrikçi esnafının sıkıntıları küçük esnaf oldukları için ayrı, dağıtım şirketleriyle ayrı, haksız rekabet yüzünden korsan çalışan elektrikçiler yüzünden ayrı vardır. Biz elimizden geldiği kadar bunlarla mücadele etmeye çalışıyoruz. TV’lerde kamu spotları yaptırıyoruz; can ve mal güvenliğiniz için elektrik tesisatında yetki belgesi isteyin diye. En son 2015 yılında MYK’ya başvurduk Mesleki yeterlilik belgesini vermeye hak sınav merkezi açma yetkisi aldık. MYK’dan standartları ve yeterlilikleri hazırladık. Temmuz’dan sonra akredite edilmeyi bekliyoruz. AB’den edildiğimiz taktirde, ulusal yeterlilik belgesi vereceğiz. Yani elektrikçi esnafı artık bundan sonra ulusal yeterlilik belgesi olmadan bu işi yapamayacak. Bunu da, oda ve federasyon olarak yalnız biz vereceğiz. Dolayısıyla sahada artık bu belgesi olmayanları daha rahat iş takibi yapamayacaklar iş de yapamayacaklar. Zorunlu hale gelecek, onu bekliyoruz. Çalışmalarımız devam ediyor. Az kaldı yani 7. ayda bitirirsek 9. aydan sonra sınav merkezleri bir tane Ankara bir tane İstanbul’da başlayacağız.

-Bütün esnafın bu sınavlara girmesi zorunlu diyorsunuz?

Tabi… O sınava girmeden hangi okulu bitirirse bitirsin, seviyesine göre gelip o belgeyi alabilmek için bize başvuruda bulunacak. Belgesi olmayanlar iş yapamayacaklar.

-Mühendisler dahil mi?

Mühendislik mesleği dahil değil; ama mühendisler de tesisatçılık yapacaksa başvuru yapmak zorundalar. Tesisatçılık yapmayacaksa tatbiki almaya mecbur değiller.

-İki konudan bahsettik bir eğitim bir diğeri de yeterlilik belgesi başka konu var mı eklemek istediğiniz?

Federasyon başkanı olduğum için bize bağlı odaların güçlü olması için çaba harcıyorum. Düşünün bir meslek örgütünüz olmazsa sizin hakkınızı kim arayacak? Federasyonun olması bu nedenle meslek dalımız için çok önemli. Meslek alanımızın gelişip, dönüşmesi, ilerlemesi ve güç kazanabilmesi için STK’ların hak ettiği değeri görmesi gerekiyor. Diğer türlü kamu kurum ve kuruluşlarda yasal ve hukuksal anlamda haklarımızı savunup, koruyacak, sektörümüzün önünü açacak çalışmalar yapılamaz. Sürekli engellerle karşılaşılır ve düzen yerine kaos yaşanır. Bizim alanımızla ilgili soru ve önerilerin bizimle istişare edilmesi gerekiyor. O nedenle STK’lar önemli. Onların ve üst kuruluşlarının güçlü olmasını o nedenle istiyoruz. Şuan birçok teşkilatın aidat dışında geliri yok. Odaları aidatla ayakta tutmanın imkânı yok. O nedenle odalara farklı yerlerden kaynak aktarılması lazım. Nereden aktarmak gerekiyor diye sorarsanız, şöyle yanıtlayayım; . Esnafın yaptığı işten dolayı belediye ruhsat verirken müteahhitten büyük rakamlar alıyor. Veya benim esnafımın tabelasından vergi alıyor. Bu gelirin yüzde iki, yüzde birinin gelirinin kaynak olarak Odalara aktarılması taraftarıyım. Bu şekilde bir sistem ancak Odaların çarkını döndürmede yardımcı olur. Diğer türlü şu anki sistemle bir Odanın ayakta kalması çok zor. Büyük iller dışındaki odaların gelirleri olmadığı için Oda çalışanlarının maaşını cebinden karşılayan Başkanlarımız var. Durum böyleyken sadece odayı ayakta tutmak için çaba gösteren başkanlarımızın kendi mesleği için mücadele verme olanağı da kısıtlanmış oluyor. Oda başkanlarımızın dolayısıyla STK’ların daha rahat hareket etmesi için Devlet desteği görmesi şart. Devlet yöneticilerimizin bu konuda adım atmasını istiyoruz ve STK’ların bir Avrupa ülkesinde olduğu gibi hak ettikleri değer ve yerde olmasını talep ediyoruz.

Kaynak - Yeni Esnaf Gazetesi
13,832,164 Tekil Ziyaretçi